| Hoşgeldin ziyaretçi, forumlarımızda iyi vakit geçirmenizi dileriz. burayı tıklayarak forumlarımızı kullanmaya başlamak için üye olabilirsiniz. Üyelik ücretsizdir. |
|
| |
|
|
|
|
 |
Kayýtlý Kullanýcý
Konu sayısı
2
23-03-2007, 14:37:20
|
�?EYH ABDURRAHMANI TAÐI (SEYDA)
Adý Abdurrahman, lakabý; Seyda-i Taði'dir.
Aslen Siirt'in kazasý �?irvan' lýdýrlar. Babalarý Molla Mahmud namýnda Gavs'ý Hizani'nin (Seyyid Sýbgatullahi Arvasi) müridi idi.
Hicri 1249'da dünyaya gelirler. Ömürlerinin büyük bölümü Hizan'ýn bir köyü olan Tað'da geçtiðinden köyün ismine atfen Seyda-i Taði namýyla þöhret bulmuþ, sonradan Norþin'e yerleþiyorlar ve orada vefat ediyorlar.
Önceleri meþhur Sipikan aþiretinden olan Molla Resuli Sipiki'nin yanýnda okurlar, sonra da Molla Abdurrahmaný Melekendi'nin (Melekend, Bulanýk'ýn bir köyüdür) yanýnda okurlar.
Seyda-i Taði evvela Kadiri tarikatýna girmiþ ve Kadiri �?eyhlerinden olan �?eyh Abdulbariyi Çilçaki'nin (Çilçak, Hizan'ýn bir köyüdür) yanýnda amel ederler. Ayrýca o zamanlar Gavs-ý Hizaninin münkiri idi...
Seydanýn Gavs-ý Hizaniye teslim oluþu ilginçtir. Olay þöyle olur; Seydanýn bulunduðu köy olan Tað'da halk, tümüyle kadiri tarikatýna mensup, bir kiþi hariç; bu zat Süleyman Efendi adýnda Gavsi Hizani'nin sofusudur. Seyda zaman zaman bu sofu ile latife eder; "Süleyman efendi, Gavsýn nasýl? Neler yapýyor?" gibisinden laflar ederdi. Süleyman efendi de bu sözlere içerlendiði halde Seydaya olan saygýsýndan, "Aman efendim elini öpeyim bana ne dersen de, mürþidime deme!" diye geçiþtirirdi. Yine bir gün Süleyman Efendi Gavsýn ziyaretine gider gelir. Seyda bunu duyar ve bir müddet sonra Süleyman Efendiyi görünce yine takýlarak "Süleyman Efendi Gavsýn nasýldý, neler yapýyor?" diye konuþunca Süleyman Efendi de;
"Ah Seyda keþke sen, bizimle Gavsýn köyü arasýnda bir köprü mahiyetinde olan þu Karasuyu geçsen de Gavsýmýn neler yaptýðýný bir görsen!" diye karþýlýk verir. Bu cevap seydanýn beyninde müthiþ bir etki yapar ve aklýndan çýkmaz. Akþam olur uyku yok, nihayet dayanamaz ve yarý gece yataðýndan kalkarak doðruca Süleyman efendinin evine... Kapýyý çalar "Süleyman efendi, Süleyman efendi!" ev sahibi þaþkýnlýk içinde yataktan kalkar. "Hayýrdýr Seyda, gecenin bu saatinde?" Seyda "Efendi senin gözlerin aklýmdan çýkmýyor mürþidini mutlaka görmem lazým kalk gidelim." "Aman Seyda gecenin bu saatinde?" Hiç olmazsa yarýný beklesen de gündüz gözü ile gitsek?" imkansýz yarýný bekleyemeyeceðim" der. Ve nihayet giderler, varýþ ve Gavs'ýn huzuru... Seyda oturur seyre baþlar. Gavs'tan çýt yok bu sessizlik tam kýrk gün devam eder. Seyda'da bu zaman zarfýnda en ufak bir sýkýntý yok. Nihayet kýrkýncý gün "Molla Abdurrahman hoþ geldin! Hayýrdýr Ýnþaallah?" diye Gavs sohbete baþlar, Seyda da "Kurban Gavs'a geldik" diye karþýlýk verir ve oluþ...
Seydanýn asýl seydalýðý Gavsýn vefatýndan sonra baþlar. �?eriata o kadar baðlanýrlar ki, en ufak bir ayrýlýða bile tahammülleri olmaz. Sünnet ittibalarý dillere destan. Bu dini mubinin Bid'at ve hurafelerle donanmamasý için ehli ilme yönelir ve talebe yetiþtirirdi. Nihayet öyle öðrenciler yetiþtirir ki, bilgi seviyeleri dillerde... 0 günkü durumu üstat Bediüzzaman'dan okuyalým :
"Hem o nahiyemiz olan Hizan kazasýna tabi Ýsparitte birdenbire meþhur Seyda namýnda �?eyh Abdurrahmani Taði'nin himmeti ile o kadar çok talebe ve hocalar ve alimler çýktýlar ki, bütün Kürdistan onlarla iftihar eder, bir þekil aldýðý zaman, içlerinde münazari ilmiyye ve pek büyük bir himmetle ve pek geniþ bir daire-i ilim ve tarikat için de öyle bir vaziyet hissediyordum ki, güya yeryüzünü fethedecek bu hocalardýr..." (Emirdað Lahikasý c.l, sh: 53)
Resulu Ziþan'a ittiba'dan bahsetmiþtik. Bu ittibaýn nerelere kadar olduðuna bir Örnek:
"Seyda yaþadýðý müddetle kendi evlat ve akrabalarý arasýnda dikkat ettiði bir þey vardý. 0 da þu: Kim bir elbise veya entari alýrsa o elbiseyi aldýðý gibi giymez. Eski elbiseleri altýna giyerdi ta ki ilk yeniliðini geçirinceye kadar. Bir gün tüm ev halký gece teheccühe kalkarlar yalnýz en çok sevilen küçük kýzý hariç. Bir müddet sonra o da kalkar bakar ki herkes namazý bitirmiþ baþka ibadetlerle meþgul, çok üzülür o güne kadar kalktýðý halde bu gece nasýl kalkmamýþtý? Muhasebe-i nefse girer bakar ki yaptýðý bir hata aklýna gelmiyor o anda üzerindeki yeni fistaný göze çarpar hemen üzerinden çýkararak Seydanýn huzuruna varýr; Seyda'nýn kaþlarý çatýktýr. "Babacýðým yemin ederim ki bu yeni elbisenin üzerimde olduðunu unutmuþum. Ýnþaallah bir daha giymeyeceðim." der. Seyda: "Sevgili kýzým, Peygamberimiz (S.A.V) bir seferinden dönünce adeti üzere önce çok sevdiði kýzý Hz. Fatýma' yý ziyaret eder. Odasýna girer girmez kaþlarý çatýk dýþarý çýkar gider. Hz. Fatýma duruma çok üzülür. Nihayet bakar ki, boynunda altýndan bir gerdanlýk var. "Herhalde babam bundan kýzdý" diye düþünerek hemen gerdanlýðý çýkarýp biri vasýtasý ile sattýrmaya ve parasýný da fakirlere sadaka etmeye gönderir. Emir yerine getirilir. Ardýndan Peygamberimiz (S.A.V) durumdan haberdar edilir. 0 da hemen sevgili kýzýný ziyarete gelir. Sorarlar: "Sevgili kýzým senin bir altýn kolyen vardý ne oldu?" Sevgili babacýðým evimden kýzgýnlýkla çýktýðýný görünce ondan olduðunu zannettim. Hemen çýkarýp sattýrdým. Parasýný da fakirlere sadaka ettim." "Evet kýzým ondan kýzmýþtým. Benim Evladü iyalimin bu dünyada güzel þeylerle avunmasýný istemiyorum. Tüm güzelliðin öbür alemde olmasýný isterim." buyurur. Seyda: "Ýþte kýzým, buna ittiba'en kendi ailemden kimsenin yeni olan bir þeyi dýþtan görünecek. bir þekilde giyilmesini istemiyorum." diye cevaplar.
Seyda yaþadýðý hayat süresince hiç bir mü'mini rahatsýz etmemeye çok dikkat ederdi. Bulunduðu yere ziyarete gelenlerin sayýsý gün geçtikçe fazlalaþtýðýndan, bir gün seyda misafirlerinin ihtiyaçlarýný daha iyi karþýlamak için kendi arazisinde bir deðirmenin yapýlmasýný emretti, o zamanlar Seyda' nýn köyüne yakýn bir köyde bir deðirmen daha vardý. Seyda dahil herkesin buðdayý oraya giderdi. Nihayet deðirmen bitti ve iþlemeye baþlayýnca, Seyda ikinci bir haber gönderir. "Deðirmeni yýkýn!" Nedeni sorulduðunda Seyda, "Yakýn komþumuzun bir deðirmeni vardý deðil mi?" "Evet." "Peki bizim deðirmen iþe baþlasa hangisi daha iyi iþler?" "Elbetteki seyda tercih edilir." "0 halde bizim yüzümüzden bir mü'min zarar etmemeli onun için deðirmen yýkýlmalýdýr!" buyurur ve deðirmen bir anda yýkýlýr.
Seydanýn kerametlerine gelince onlarý sayabilmek mümkün deðil, biz burada bir tanesini anlatmakla iktifa edeceðiz. Mürit olmayan bir zat anlatýyor. (bu zat Molla Ömeri Siîrti diye tanýnýrdý) : "Seyda Halenzi' ye (Siirt' in bir köyüne) geldi. Bunu duyan Siirt'in mollalarý yanýna gitti babamda beraberdi. Yolda iki meþhur alim birbirini methetmeye baþlar . Biri; "Bu civarda Farsça edebiyatta benden üstünü var mý?" Diðeri:"Arapça'da da benden üstünü var mý?" dedi ve Seydanýn huzuruna girildiðinde çýt yok. Daha kimse konuþmadan Seyda biri Farsça, diðeri Arapça iki kitap getirtti ve her birini kendilerini öven alimlere uzatarak kitabýn herhangi bir yerini açýp "Burayý okur musun?" diye ikisine de emretti. Ýkisi de sanki dilleri tutulmuþçasýna bir tek kelime okuyamadýlar . Ziyaretten sonra geri dönerlerken daha yolda ikisi de kendilerine gösterilen þeylerin aslýnda çok kolay olduðunu söyleyip ezber okuduklarý halde huzurundaki duruma hayret edip, seydanýn kerameti olduðunu anladýlar ve kendilerini methettikleri için çok utandýlar.
Seyda zaman zaman vefat eden müritleri için yaptýklarý murakabe de kimin azap içinde olduðunu anlarsa onun için hemen hatmei tehlil yaptýrýrdý.
Seydaya sordular: "Kalp, ruh, sýr, hafa ve ahfa letaifinde ne gibi haller meydana gelir?"
"Kalbin kemal makamýnda, huzur ve çeþitli tecelliler, ruhun kemal makamýnda, cezbe ve muhabbet, sýrýn kemalinde tevhidin bir çeþidi, hafanýn kemalinde istiðrakýn bir çeþidi, ahfanýn kemalinde de, bir çeþit izmihlal ve vahdetin muradý vardýr."
Seydaya sordular: "Bütün tarikatlarda müridan çeþitli mürþitlere makam veriyorlar ne diyorsunuz?"
Seyda kýzarak: "Eðer o kimseler bir velinin makamýný levhi mahfuzda görmüþse, o velinin hakkýnda filan makamdadýr desin, yok eðer görmemiþse, o velinin hakkýnda boþuna yalan atmasýn."
Seyda 57 yýl yaþadý, vefatýnýn bile Resulü Ekrem'e (S.A.V) uymasý için dua ettiðinden asýl köyü olan Tað'da deðil de yazlarý gelip dinlendiði Norþin'de vefat etti. Ve orada gömüldü. Hicri 1301.
Seyda ardýndan 5'i kýz, 6'sý erkek 11 evlat býraktý. Erkek evladý þunlardýr:
�?eyhMuhammed Diyauddin (Hazreti Sani)
�?eyh Abdurrahim
�?eyh Muhammed Raþid (Bu üç evlat ayný annedendir.)
Muhammed Eþref
Muhammed Derviþ
Muhammed Said (Bu zat birinci dünya savaþýnda þehit düþmüþtür.)
|
Yazdır
|
|
|
paylaþýmýn için teþekkürler....
öncelikle teþekkürlerimi sunar ve þunu belirtmek isterim;norþinde gerçekten deðerli þahsiyetler var.....ve büyük hizmetleri dokunmuþ...Allah onlardan razý olsun.....bizler de bu büyüklerimizi kendimize örnek alýp insanlýk adýna güzel þeyler yapmalýyýz.....
|
|
Yazdır
|
|
|
Bu sen misin?
bu sen misin be Cüneyt ortalýðý yakýp yýktýn býrê...
|
|
Yazdır
|
|
|
Selam arkadaslar, bu bahsettiginiz degerli Sahsiyetlerle ilgili bir site kuruldu, ziyaretinizi bekleriz. www.hazret.biz
|
|
Yazdır
|
|
Kayýtlý Kullanýcý
Konu sayısı
331
05-07-2007, 13:03:53
|
Bizleri aydýnlattýðýnýz için vede yararlý bilgileri bizlerle paylaþtýðýn için sizden vede emeði geçenlerden Allah razý olsun.bu tür konulara deðinirseniz seviniriz.
|
Yazdır
|
|
|
Allah sizdende razi olsun.
|
|
Yazdır
|
|
Kayýtlý Kullanýcý
Konu sayısı
178
02-05-2008, 18:38:47
|
þimdi anladým BEDÝ�?ZZAMA'NIN NOR�?ÝN'DEN bahsederken ne demek istediðini.
|
Yazdır
|
|
|
paylaþým için teþekkür edemiyeceðim.çünkü bidat,hurafelerin ve islamla alakasý olamayan þeyler zikredilmiþtir.seyda abdurrahmani taði islami ve ilmi açýdan iyi zatlardandýr.ama arkasýnda dolaþtýrýlan gayrý islami ve hurafelerden çok ciddi rahatsýz olmaktayým.lütfen kimse yanlýþ anlamasýn ve yanlýþ deðerlendirmesin.bu konu çok geniþ bir konudur detaylýca iþlenmesi lazým.burda zikredilen olaylardan rahatsýz olduðum husular.müslümanlarýn güzel nimetlerden uzaklaþtýrma felsefesi,gaybý bilme husularý,gayrý islami tasavvuf efsaneleri.
|
|
Yazdır
|
|
Kayýtlý Kullanýcý
Konu sayısı
178
02-05-2008, 18:38:47
|
SAKLANAN KÝTAP
Sitedeki paylaþýmý okuduktan sonra ufak bir araþtýrma yaptým.Ýnternet üzerindeki bilgilerine çok fazla
itibar edemediðim için bu konuyu Kitaplardan araþtýrmak istedim.Kitaplýðýmda bu isme
rastlayamayýnsa çok üzüldüm.Tarikatlar hakkýnda bilgi sahibi olan bir tanýdýðýma msnden sordum.
ABDURRAHMAN TAÐÝ ismini hiç duydunuzmu dedim.
O da bana evet dedi.Hatta bende dahil olmak üzere dünyanýn her yerinden Müslümanlarýn Her gün
FATÝHA okuduklarý Çok büyük bir alim ve evliyadýr.
(Burda beynimden vurulmuþa döndüm.Benim Hakkýnda çok az bilgi sahibi Olduðum Bir ALÝM ve
EVLÝYA üstelik benim doðum yerim olan NOR�?ÝNde.)
Ya Sende kitabý Var dedi Tanýdýðým.
Ben de Hayýr Özellikle Kitaplýðýma Baktým dedim.
Kitaplýðýnda deðil,Diðer taraftaki raftaki Ý�?ARETLER kitabý.
(tam burda suratýmý ALLAHtan baþka görenin olmadýðýna çoooooook sevindim.)
Evet geçen yýl Ýþyerime Hayýrlý Olsun Ziyaretine gelen,bir arkadaþým Ý�?ARETLER adýnda bir kitap
Hediye etmiþti .Bende o an için Kitabý Kitaplýðým yerine farklý bir rafýn En Üst Katýndaki Bir kaç Özel
Kitabýn yanýna býrakmýþtým Müsait bir zamanda alýp okurum diyerek.
Kitabýn Adý:Ý�?ARETLER ABDURAHMÂN-Ý TÂHÝ (K.S.) - MUHAMMED DÝYÂUDDÝN (K.S.)
Hazýrlayan:Mehmet ILDIRAR.
Paylaþýmý açan arkadaþýmýz Emirdað Lahikasý Kaynaðý ile benim tanýdýðýmýn verdiði ortak noktaya çekmek isterim dikkatinizi
Tanýdýðýma özellikle sordum dünyanýn her yerinden Fatiha gidiyor dediniz diye. Bunu biraz açarmýsýnýz?
Senin Bahsettiðin Benimse Burada Adýný yazmaya haya ettiðim O MÜBAREK zatýn MÜBAREK ÝSMÝ
Benim Mensubu olduðum Tarikatýn Silsilesinde geçer.Malezyadan , Endenozyadan ve bir çok Avrupa ülkesinde bu tarikataýn Mensubu Olan Müslümanlar vardýr.Ve inan ben Sana hayret ediyorum Senin Doðduðun yerlerden Açýlan Ulu Kapýdan dünyanýn her yerinden Müslümanlar gelip girerken Sen hala
dýþardasýn.
Bir Kitabý Satýn Aldýðým zaman ve ya hediye edildiðinde Hemen ya okur,ya da ana Baþlýklarýna bi bakarým.Bir Kitap bir yýldýr benimle ayný ortamda ve ben Kitabýniçine bu güne kadar hiç bakmadým.Bu paylaþým ortamýndaki herkesin Tesadüfe inanmadýðý Kanaatindeyim. ben bu paylaþýmda Konuyu Baþlatan Hemþehrime çok teþekkür ediyorum.Eðer siz burda bu konuyu açmamýþ olsaydýnýz Bu Kitap bu rafta kimbilir daha kaç ay bekleyecekti.
Kitabý okuduktan Sonra da Kitabý Hediye eden arkadaþýma teþekkür edeceðim. Bu gece Bu kitabý okumayý düþünüyorum.
|
Yazdır
|
|
Kayýtlý Kullanýcý
Konu sayısı
30
02-05-2008, 17:59:34
|
seyda
Seyda denilince insanlar susar.Ne derece iyi bir alim olduðu hala dillerde.ALLAH bizlere onun feyzinden ilham almamýzý nasip etsin diyorum.Ýnsanlara ýþýk olmuþ bu zatlarý unutmamak yad etmek gerekir.�?eyh abdurrahmaný taðý (seyda) Muhyettin Mutlu nun nesi oluyor? bilenlerden öðrenmek istiydrum.
|
Yazdır
|
|
|
ALLAH bizlere onun feyzinden ilham almamýzý nasip etsin diyorum
sayýn betaizi bu cümleyi bize açýklarmýsýn ben ne demek istediðiniz anlayýmadým.feyz ilham falan kavramlarýnýda açýklarsanýz memnum olurum.
bide abdurrahmaný taði hazretleri muhyettin mutlunun dedesi oluyur.
|
|
Yazdır
|
|
Kayýtlý Kullanýcý
Konu sayısı
30
02-05-2008, 17:59:34
|
ömer
Evet ömer arkadaþsiz bu iki kavramý çok duymuþsunuzdur.Ýnanýyorumki ne demek istediðimi biliyorsunuz.Ama ben bir iki cümlede olsa cevap vereyim Ýlham almak ALLAH'ýn Peygamberlerimize vermiþ olduðu ulvi duygu ve düþünceler yýðýnýdýr.yani kýsaca hayat süreçlerindeki var olmak için yaþayýþ biçimi ve bu yaþam biçimlerinin sadece kendileri için deðil,herkesin iyi doðru,yanlýþ,helal,haram kavramlarýný bilerek yaþantý biçimlerine öylece þekil vermeleridir.Akýl ve mantýk neyin en güzelini kabul ediyorsa öylece hareket etmektir.Alimlik veya alim olma özellikleri diðer normal yaþayanlardan hayal güçleri ve hisleri farklýdýr.Mesela bizler zaman zaman bedua,ama çok dua ederiz netice itibarý ile sýfýrdýr.Kuran hüküm ve ayetlerine binaen insanlara ýþýk olan,aydýnlatan ve onun yolundan gidenler ilham almýþ anlamýný taþýr.Mükkemel bin insan ilham verici bin önder olarak tasvir edilir.Ondan esinlenerek hayat tarzlarýna öylece devam etmek isterler.Feyiz demekAdalet anlmayýþý ve var olma durumudur.Manevi yönden tüm basamaklarý çýkarak yükseðe ilerleme ve eriþmedir.Mutluluk ve huzurdur.Bütün özlemlere eksiksiz eriþme isteði durumudur.Eðer ben ustadýn ilminden ilham almamýzý feyzinden yararlanmamýz hususunda bir talep ve beyanda bulunmuþ isem yani bilgilerinden yararlanmak onun düþüncelerinden ve fikirlerinden örnek almak talebim doðrultusunda beyanýmýnda bir yanlýþlýk olmadýðý düþüncesindeyim.Ýster sev ister sevme orasýný siz daha iyi bilirsiniz.Ama bahçedeki gül diken olmasýn diyorum.selamlar.
|
Yazdır
|
|
|
açýklamalarýnýz için allah razý olsun.elinize saðlýk iyi olmuþ.
|
|
Yazdır
|
|
Kayýtlý Kullanýcý
Konu sayısı
30
02-05-2008, 17:59:34
|
Ömer
Ýstanbul megakentten hepinize bende selam ve sevgilerimi iletirim.
|
Yazdır
|
|
|
| Kimler online? |
Online kullanıcı:
0
Online misafir: 9
|
|
| Forum istatistiği |
|
Yanıtlar833, Yazılar :6186, Üyeler :1344
Hoşgeldin yeni kullanıcı, birbaska |
|