| Hoşgeldin ziyaretçi, forumlarımızda iyi vakit geçirmenizi dileriz. burayı tıklayarak forumlarımızı kullanmaya başlamak için üye olabilirsiniz. Üyelik ücretsizdir. |
|
| |
|
|
|
|
 |
Kayýtlý Kullanýcý
Konu sayısı
331
05-07-2007, 13:03:53
|
Mus\'ab Ibn-i Ümeyr (r.a)
Ashab-ý kirâm'ýn ileri gelenlerinden Künyesi Ebâ Muhammed'tir. Mekke'nin zengin ailelerinden olup, yakýþýklý ve güzel giyinen bir gençti. Anne ve babasý onun üzerine titrerdi. Özellikle, Mekke'nin en zenginlerinden sayýlan annesi, oðluna güzel elbiseler giydirir ve güzel kokular sürerdi. Mekkeliler de onu hayranlýkla seyrederlerdi. Bir defasýnda Hz. Peygamber de onun hakkýnda þöyle buyurmuþtu: 'Mekke'de Mus'ab b. Umeyr'den daha güzel giyinen, daha yakýþýklý ve nimetler içinde yüzen baþka bir genç görmedim' (Ýbn Sa'd, et-Tabakâtü'l-Kübrâ, Beyrut 1960, III, 116).
Mus'ab, Mekke'de o günün þartlarýna göre zenginlik ve ihtiþam içinde yaþarken, Hz. Peygamber(s.a.s)'in insanlarý Ýslâm'a davet ettiðini öðrendi. Fazla vakit kaybetmeden Hz. Peygamber'e giderek iman edip müslüman oldu. O sýrada Mekkeliler, müslümanlara yoðun bir baský uyguladýðýndan, Hz. Mus'ab müslüman olduðunu ailesinden gizlemek zorunda kalmýþtý. Ama o, Peygamberimizi gizlice ziyaret etmeyi de ihmal etmezdi. Ne var ki Osman b. Talha, Mus'ab'ýn namaz kýldýðýný görüp durumu annesi ile akrabalarýna bildirmiþti. Bunun üzerine akrabalarý yakalayýp hapsettiler. Mekke'nin bu nazlý ve zengin genci için artýk çile dolu zor günler baþlamýþtý.
Habeþistan'a hicret eden ilk kafileye katýlýncaya kadar hapiste tutulan Hz. Mus'ab, hicret imkaný çýkýnca, dinini daha rahat bir þekilde yaþayabilmek için Habeþistan'a hicret etti. Habeþistan dönüþünde Hz. Mus'ab'ýn durumu tamamen deðiþmiþ ve bu nazlý delikanlýnýn yerini, kalbi Ýslam ve imanla dopdolu iradesi güçlü kuvvetli, metin bir genç almýþtý. Annesi ondaki bu kararlýlýk ve metaneti görünce, üzerindeki baskýsýný biraz hafifletmek zorunda kaldý.
Bu sýrada Birinci Akabe Beyatý olmuþ ve Medinelilerden bir grup Ýslâm'ý kabullenmiþti. Kendilerine Ýslâm'ý anlatmak ve diðerlerine de teblið yapmak için Rasulullah'tan bir öðretici istediler. Hz. Peygamber de bu önemli görev için Hz. Mus'ab b. Umeyr'i görevlendirdi. Hz. Mus'ab onlara hem namaz kýldýracak, hem Kur'an öðretecek, hem de diðer insanlara Ýslâm'ý anlatacaktý ve yeni kimseleri Ýslâm'a davet edecekti.
Böylece Medine'ye ilk hicret eden sahabi Mus'ab b. Umeyr oluyordu. Medine'de ilk cuma namazýný da Mus'ab b. Umeyr kýldýrdýðý kaynaklarda ifade edilir (Ýbn Sa'd, a.g.e., III, 118).
Bir yýl sonra Mekke'ye, hac mevsiminde yanýnda yetmiþ kiþi ile gelen Mus'ab b. Umeyr, Hz. Peygamber (s.a.s)'e Ýslâm'ýn Medine'deki hýzlý yayýlýþýnýn müjdesini verirken þöyle demiþti: 'Ýslâm'ýn girmediði ve konuþulmadýðý ev kalmadý.' Baþta Hz. Peygamber olmak üzere bütün müslümanlar bu habere çok sevindiler. Oðlunun Mekke'ye döndüðünü haber alan annesi onu tekrar hapsetmek istedi. Ancak Mus'ab bütün bunlara karþý olgun bir müslüman tavrýný takýnarak imanýnda direndi ve annesini bundan vazgeçirdi. Onun annesini Ýslâm'a daveti bir sonuç vermediði gibi annesi de Mus'ab'ý yolundan döndürememiþti.
Hz. Peygamber (s.a.s)'in yanýnda iki ay kadar kalan Mus'ab b. Umeyr, Hicretten on iki gün önce Medine'ye vardý. Hz. Peygamber (s.a.s) onu Sa'd b. Ebî Vakkas (r.a) ve Ebû Eyyûb el-Ensârî (r.a) ile kardeþ ilan etmiþti (Ýbn Sa'd a.g.e., III, 120).
Bedir savaþýnda muhacirlerin sancaðý onun elindeydi. 'Rasûlullah'ýn bayraktarý' olarak ün yapmýþtý. Uhud savaþýnda da sancak yine onun elindeydi. Savaþ esnasýnda müslümanlarýn gerilediðini gören Mus'ab b. Umeyr, atýný saða sola doðru sürüyor ve yüksek sesle þu ayeti okuyordu: 'Muhammed ancak bir peygamberdir. Ondan önce birçok peygamberler gelip geçmiþtir' (Alu Ýmrân, 3/144). Bu ayetin Uhud gününe kadar nazil olmadýðý ve o gün giderildiði rivayeti, Hz. Mus'ab'ýn Allah katýndaki deðerini ifade eder (Ýbn Sa'd, a.g.e., III,120,121). Uhud Gazvesinde Ýslâm ordusunun sancaðýný taþýyan Mus'ab b. Umeyr'in önce sað kolu kesildi. Hemen sancaðý sol eline alarak savaþa devam etti. Fakat ardýndan sol eli de kesildi. Bu defa vücuduyla sancaða sýmsýký sarýldý ve yukarýdaki ayeti okumaya devam etti. Sonunda müþriklerin bir mýzrak darbesiyle þehid oldu. Sancaðý hemen Suveybit b. Sa'd ve Ebû'r-Rûm b. Umeyr adlý sahabiler aldýlar.
Hz. Mus'ab þehid olarak yerde yatarken, günün sonlarýna doðru, Hz. Peygamber (s.a.s) Mus'ab'ý elinde sancakla gördü ve 'Ýleriye git ey Mus'ab!' diye emretti. Fakat o kiþi geri dönerek 'Ben Mus'ab deðilim' deyince Hz. Peygamber onun Mus'ab kýlýðýnda savaþan Allah'ýn meleklerinden biri olduðunu anladý (Ýbn Sa'd, a.g.e., II, 121).
Uhud savaþýnda Ashab-ý kiram'ýn ileri gelenlerinden birçok kimse þehid oldu. Hz. Mus'ab b. Umeyr de þehidler arasýndaydý. Hz. Peygamber (s.a.s)'in ne kadar üzüntülü olduðu yüzünden okunuyordu. Mus'ab'ýn mübarek na'þýnýn baþucunda oturarak, Uhud þehidleri hakkýnda nazil olduðu bildirilen þu ayeti okudu: 'Mü'minlerden öyle er kiþiler vardýr ki, Allah'a verdikleri sözde sadakat ettiler. Kimi adaðýný ödedi þehid oldu. Kimi de (þehid olmayý) bekliyor. Onlar verdikleri sözü asla deðiþtirmediler' (el-Ahzab 33/23). Sonra Hz. Peygamber diðer sahabilere, þehidlere yaklaþýp selam vermelerini söyledi ve verilen selamlarýn þehidler tarafýndan alýnacaðýný ifade etti (Ýbn Sa'd, a.g.e., III, 121).
Hz. Mus'ab þehid edildiðinde kýrk yaþlarýnda idi. Bir zamanlar zenginlik ve refah içinde yaþayan bu deðerli insaný kefenleyecek bir örtü dahi bulunamamýþtý. Hz. Peygamber, yanýna geldiðinde Mus'ab b. Umeyr eski bir hýrkanýn içinde saçlarý daðýlmýþ, vücudu ise kýlýç ve mýzrak darbeleriyle parçalanmýþ bir durumda yatýyordu. Hz. Peygamber üzüntülü bir halde þunlarý söyledi: 'Seni Mekke'de gördüðümde, senden daha güzel giyinen, senden daha yakýþýklý kimse yoktu. �?imdi ise, kefen olarak sarýlmýþ hýrkadan baþýn dýþarýda kalýyor.' Sonra onun için de bir kabir açtýlar ve o mübarek sahabiyi de Uhud þehidleri arasýna defnettiler.
Allah yolunda canýný feda eden bu aziz þehid sahabi için Ashab-ý Kiram'dan Habbab (r.a) þunlarý anlatýyor: 'Biz Hz. Peygamberle birlikte Medine'ye yalnýz Allah rýzasý için hicret ettik. Artýk mükâfatýný Allah'tan bekleriz. Arkadaþlarýmýz arasýnda bu nimetlerden tatmadan âhirete gidenler vardýr ki Mus'ab b. Umeyr bunlardan biridir. O Uhud günü þehid olmuþtu da, kendisini saracak bir kefen dahi bulamamýþtýk. Yalnýz þehidin bir kaftanýný bulmuþ ve bu aziz þehidi ona sarmaya çalýþmýþtýk. Ancak baþýný örterken ayaklarý açýlýyor, ayaklarýný kapatýrken de baþý açýða çýkýyordu. Bu yoksulluk karþýsýnda Hz. Peygamber bize þehidin baþýný örtmemizi ve ayaklarýnýn üstüne de izhîr denilen kokulu ottan koymamýzý emretti' (Buharî, Cenâiz 27; Ýbn Sa'd, a.g.e., III, 121).
|
Yazdır
|
|
|
paylaþýmýn için teþekkür ederim.çok güzeldi allah razý olsun. ve bizede musab gibi yaþamayý nasip etsin.
|
|
Yazdır
|
|
Kayýtlý Kullanýcý
Konu sayısı
178
02-05-2008, 18:38:47
|
Harika Paylaþýmýn için teþekkürler.Sahabenin Örnek hayatýný bizlerle paylaþtýðýn için ALLAH senden razý olsun bacým.
Beni üzen ne biliyormusun geçenlerde bi tanýdýðýmla konuþuyorduk.konuþma esnasýnda o kadar þuursuz bir cümle kurdu ki O cümleden sonra O insana acýyorum.BEN HOCAM ÝÇÝN GEREKÝRSE MUSAB BÝN UMEYR (R.A.) GÝBÝ OLURUM .
Bu ne kadar þuursuz bir cümle dedim Sen ALLLAH RASUL'ÜNÜN (S.A.V.) sadece Mübarek bedeninemi Ýman etttin ki O'NA layýk ÜMMET olmak varken Hocan için SAHABENÝN �?EREFLÝ
HAYATI GÝBÝ yaþamak istiyorsun.
ARKADA�?LAR O ÝKÝ CÝHAN SERVERÝNE(S.A.V.) MUHABBET GÖSTERÝP NURUNU ARTIRABÝLÝYORUZ.
O'NUN (S.A.V.) SÜNNETÝNE UYARSAK VAAD EDÝLEN MAKAM-I MAHMUDA YÜKSELMESÝNE VESÝLE OLUYORUZ.
Elbette Sahabe-i Kiramýn Örnek hayatýndan kendi hayatýmýza uygulama yapmalýyýz.Fakat bunu silsilesi, icazeti, en önemlisi Rabbani Ýlmi olmayan, �?öhret meraklýsý, lafla peynir gemisi yürüten
provakasyon kumandanlarýnýn Günahlarýný artýrmak için deðil.ALLAH RASUL'ÜNÜN (S.A.V.)VE
ALÝNÝN VE ASHABININ MAKAMLARINI YÜKSELTMEK ÝÇÝN YAPMALIYIZ .
Dua ve Sevgiyle.
|
Yazdır
|
|
Kayýtlý Kullanýcý
av_1208703317329897.jpg
Konu sayısı
8
16-04-2008, 17:33:54
|
güzel paylaþýmdý...
|
Yazdır
|
|
|
sayýn muhacir kardeþ kusura bakma ne demek istediðinizi anlayamadým daha detaylý yazarsanýz sevinirim çok karmaþýk.
|
|
Yazdır
|
|
Admin
Konu sayısı
297
15-03-2007, 20:46:08
|
Site Kurallarýný Okumanýzý Tafsiye Ederim. Alýntý Yaptýðýnýz Yerin Adresini Bildiriniz.
|
Yazdır
|
|
Kayýtlý Kullanýcý
alamaeyocuk32.jpg
Konu sayısı
187
19-01-2008, 10:06:33
|
ALLAHIN SELAMI HÝDAYETE TABÝ OLANLARIN ÜZERÝNE OLSUN
Bu güzel ve anlamlý paylaþýmýnýz için RAHÝM VE RAHMAN olan ALLAH sizi ve sizi sevenleri çok sevsin.
Asrý saadeti yaþatan Sahabenin örnek hayatýdýr. Her birimiz bir sahabenin hayatýný örnek alarak hatayýmýzý güzelleþtirebiliriz.
|
Yazdır
|
|
Kayýtlý Kullanýcý
Konu başlangıcı
Konu sayısı
331
05-07-2007, 13:03:53
|
Bende sizleri en güzel selam ile selamlýyorum.azadiyainsanin dediði gibi ALLAHIN SELAMI HÝDAYETE TABÝ OLANLARIN ÜZERÝNE OLSUN...Allah sizlerden hepinizden razý olsunn....Ben ilk duyduðumda hayran kalmýþtým.Ama ne yazýkki hiç böyle bir sahabenin varlýðýndanda haberim yoktu.
|
Yazdır
|
|
Kayýtlý Kullanýcý
Konu sayısı
199
24-04-2008, 14:27:55
|
paylaþýmýn çok güzeldi.ALLAH(c.c.) cümlemizi islah etsin hepimize yar ve yardýmcý olsun
|
Yazdır
|
|
Kayýtlý Kullanýcý
Konu sayısı
647
15-10-2007, 13:39:05
|
selamun aleykum
bütün net katýlýmcýlarý iyisinizdir inþallah uzun zaman siteye giremiyorum sýnavlar bayaðý daralttý dönemin sonuna geldiðimiz için bütün yoðun programlar üst üste binmiþ öncelikle sýnavlar için duanýzý rica ediyorum size bir süre daha bensiz iyi eðlenceler
|
Yazdır
|
|
|
| Kimler online? |
Online kullanıcı:
0
Online misafir: 19
|
|
| Forum istatistiği |
|
Yanıtlar833, Yazılar :6186, Üyeler :1344
Hoşgeldin yeni kullanıcı, birbaska |
|