| Hoşgeldin ziyaretçi, forumlarımızda iyi vakit geçirmenizi dileriz. burayı tıklayarak forumlarımızı kullanmaya başlamak için üye olabilirsiniz. Üyelik ücretsizdir. |
|
| |
|
|
|
|
 |
Kayýtlý Kullanýcý
Konu sayısı
14
09-04-2008, 18:21:17
|
MAHÝR OKAY
YÖNETMEN MUHABÝR
BASIN VE HALKLA ÝLÝ�?KÝLER MÜDÜRÜ
SURÝYE GEZÝSÝ TAKÝP VE ÝZLENÝMLER
GEZÝ YORUMLARI:
TÜRKÝYE’MÝ GÜZEL YOKSA SURÝYE’MÝ
PETROLMU DEÐERLÝ YOKSA SUMU
Bir yer anlatýldýðý zaman ve o anlatýlan yeri görmemiþseniz kafanýzda o yerin hayal dünyasýný kurmaya çalýþýrsýnýz. Bu hayal dünyasý bazen güzel bazen de kötü olarak deðerlendirirsiniz. Deðerlendirdiðiniz hayal dünyasýnýn, tabiî ki bir gerçeði yok. Sadece hayal…?
Kaymakam Sayýn Rýfat Altan Komisyon Üyelerini Suriye Ülkesine götüreceðim demiþti. Odasýnda Suriye Ülkesinin hayal dünyasýný kurmaya baþladým. Hayalim bende kalsýn anlatmaya gerek yok. Evet, gördüm hayalim daha güzeldi galiba…
Türkiye ile Suriye Sýnýrý kapýsýnda Pasaport iþlemleri yapýlýrken derince Suriye topraklarýna bakmaya baþladým. Türk Bayraðýnýn altýnda oturuyordum. Suriye Ülkesine geçmek için benim pasaport iþlemlerim yapýlýrken, Suriye Ülkesinden Pasaport almadan Türkiye topraklarýna geçmeye çalýþan biri vardý. Kendisi Suriye’de kalmýþ yavrusu ise Türkiye’de. Anne yavrusuna kavuþmak için iþlem yapmadan hýzlý bir þekilde Türkiye topraklarýna geçmeye çalýþtý. Türkiye’ye geçtim heyecanýyla altýnda oturduðum Türk Bayraðýna çarparak yanýma düþtü. Yaralanmýþtý. Bana bakarak ne olur beni yavruma götür diyordu. Evet, götürecektim, ama bu kiþi kaçak yolda Türkiye’ye geçiþ yapmýþtý. Bu kiþiyi merak ettiniz mi? Kendisi Suriye topraklarýnda, yavrusu Türkiye topraklarýnda kalmýþ bir kuþtu. Ýþlem yapmadan hýzlý ve heyecanlý geçiþ yaparken Türk Bayraðýna çarptý ve yaralý olarak yanýma düþmüþtü. Gümrük Memuru fark etti. Yanýma gelerek þakayla bende aldý kuþu. Pasaport olmadan Türkiye’ye geçiþ yapýlmaz diyerek kuþu Suriye sýnýr kapýsýna içeriye attý.
Evet, aslýnda kuþun baþýna geçen olay, Suriye ile Türkiye insanlarýnýn durumlarý anlatacak cinste. Suriye’den evlenen Türkler, akrabalarý Türkiye’de kendileri Suriye’de bulunan insanlar. Sadece Bayramlarda kapýlarda buram, buram hasret gideren akrabalar. Daha niceleri… Bu hasretleri gideren insanlarý TV haberlerinde görüyoruz.
Baktým Suriye ile Türkiye kapýlarý arasýnda 10 metrelik bir yol. Gitmek istersen gidemiyorsun. Çünkü yasal deðil. Kanunlar izin vermiyor. Burada þunu anladým kanun her yerde kanundur. 10 metrelik olsa bile…..
Suriye topraklarýna geçtik. Arkama baktým. Türk Bayraðýna baktým ve düþündüm, düþündüm. Savaþ zamanlarýnda esir düþen Türkler aklýma geldi. Ben esir düþmedim ki. Geziye gidiyordum. Gezide olsa kendi vatan topraklarýndan ayrýlmak insana acý veriyordu. Kendi kendime baðýrmak istiyordum. 5 gün sonra gene Türkiye’ye döneceksin. Ya bana bir þey olursa vatanýma dönmesem. Arabada hareketli parça çalýyordu. Arkadaþlar hadi tempo diyorlardý. Bunlar kafamdan geçerken alkýþ yapýyordum. Türkiye’den ayrýldýðým için mi yoksa eðlenmek içindi hala anlamýyorum…
�?ama doðru gidiyorduk. Hani bizim Türkiye’de yol kenarýnda tarla sulayan, ot biçen, mercimek ve nohut toplayan anneler vardý, niye burada yok diye düþünüyordum. Saatime baktým öðle arasý. Evet ya, sýcak olduðundan tarlada çalýþanlar evlerine girmiþler dedim. Nasýl olur bu iþ. Ýnsanlar sýcaktan evlerine girmiþler de, peki ekili tarlalar nerde. Kafam karýþtý. Soluma baktým, Rehber Bedirye Öztürk, oda dalmýþtý. Acaba odamý düþünüyor. Bana ne onun düþündüðünden diye soruyu sormadým…
Gidiyoruz hep, tabiî ki acýkmýþtýk. Hikmet bey sordu rehber beye. Nerde yemek yiyeceðiz diye. Evet, bende mola verelim ya dedim. Türkiye’mizde 5 Km bir yerde Hacý Baba, Acýlý Urfa vb dinlenme tesisleri vardý ya. Sanki Türkiye’deyiz. Nerde mola vereceksin arkadaþ. Kilometrece yol gittik. Hiç yolda dinlenme tesisleri yok. Yemeði ve dinlenmeyi unuttum. Kafam baþka bir yere takýldý. Bizim Türkiye’deki çamlar dik ve yeþildi. Suriye çamlarýna baktým onlarýn daha mý modern acaba. Suriye çamlarý modern olsa bile, bizim çamlar kadar yakýþýklý deðiller. Yoksa ben taraf mý çekiyorum. Arkadaþ sordu, niye Suriye çamlarý hepsi bir tarafa yaslanmýþ ve yaslanmýþ taraflar niye korumuþ dedi. Sanki arkadaþ benim kafamdan geçeni okumuþtu. Demek ki düþünen sadece ben deðilim. Çöl fýrtýnasý her zaman ayný taraftan esince çamlar bu duruma gelmiþ dedi. Türkiye’mizdeki çamlar daha þanslýydýlar, ama unutmamak gerekir. Doðuanadolu çamlarý ise kýþ ve soðuk aylarý görüyorlardý. Ama yaza kavuþtuklarýnda gene yeþile bürünüp o acýlý soðuk günleri unutabiliyorlar. Buradaki bir tarafý koruyan çamlar bu acýlarýný unutturacak türden deðildi.
Nihayet mola verildi. Resturant sahibi, Arapça Marhaba dedi. Çok sevindim. Sadece bir harf deðiþikliði vardý. Bizim ki Merhaba, onlarýn Marhaba idi. Susamýþtým. Su getir dedim. Oda bana May diyor. Arkadaþ ben may deðil su istiyorum. Bana baktý gitti. Geldiðinde may dediði þey suymuþ. Ona borçlu kalmamam için, Arapça teþekkür etmem gerekir. Zeugma tour’un bize vermiþ olduðu, el kýlavuzu kitabýna baktým. Heyecanla �?ukran dedim. Oda benim kadar sevinmiþti. Ama ortak bir deðerimiz vardý. Birbirimizi anlamasak ta ayný mescitte namaz kýldýk.
Tekrar yolumuza devam etmeye baþladýk. Suriye’ye gelmeden önce hep anlatýrlardý. Gittiðinde bak oralara altlarýnda ne cipler var. O kadar yol gittim hiç cip ve modern arabalar karþýma çýkmadý. Bizim Türkiye’de Kamyon, Otobüs ve Taksi güzergah yollarý bazý bölümlerinde birbirlerinden ayrýlýyordu ya, Suriye’de acaba cip ve modern arabalar baþka yollarda mý geçiyorlar. Ama þunu unutmamak gerekir, yanýmýzdan geçen taksi ve kamyon ne kadar eski model olsa bile, adamlar çiçek ve manzaralarla donatmýþlardý. Kamyonlarý görünce Günkýrý Beldemizde mevcut eski temez Kamyonlar gelmiþti. Buradaki Kamyonlarý görmeden önce, onlara hep takýlýrdým. Giderken onlara anlatacaðým boyatýn temez Kamyonlarý ne güzel olurlar diye.
Suriye evlerimi, hepsi beyaz taþlardan yapýlmýþtýr. Onlarýn ev boyama ve badana dertleri hiç yoktur. Acaba burada hiç boya fabrikalarý varmý. Varsa eðer, bizim Türkiye kadar satýþlarý iyi deðil. Buralara Güroymak veya Ahlat taþlarý versek beyazlar arasýnda ne güzel evler yapýlýrdý. Yolda geçenler evet bu köyün aðasýnýn evi derlerdi. Onlara anlatmak ve göstermek gerekir.
Nihayet Suriye’nin Baþkenti �?am’dayýz. Burada her türlü insan vardýr. Türkçe, Kürtçe, Arapça, Ýngilizce ve diðer dillerde konuþanlara rastlanmak mümkündür. Ýki neden den dolayý. Hemen bizim Türk olduðumuzu biliyorlar. Biri simalarýmýz dan diðeri ise, sigara içtiðimizden. Acaba Baþbakanýmýz Sayýn Recep Tayip Erdoðan benim gibi bir izlenime tanýk olduðu için mi, Sigara yasaðýný getirmiþti. Niye sigaradan Türkleri tanýyorsunuz dedim. Çünkü Sigara içerken eline sigarayý hiç almadan aðýzlarýnda yapýþýk bir þekilde içiyorlar. Bende hemen konuyu toparlamaya çalýþtým. Bizim oralarda Tütün ekiliyor ve kalitelidir. Boþ ver sigara içmeyi. Nargile için demiþti. Hayatýmda hiç Sigara kullanmadýðým için, nargile içmeyi denedim. Dakikalarca yaptýðým provadan sonra bir duman çýkarmayý baþardým. Arkadaþlarda nargile içmeye baþladýlar. Bizlerde Arap olmuþtuk.
Suriye’de yabancýlýk çekmesiniz. Çünkü; dayýlarýmýz ve yeðenlerimiz var oralarda. Çarþýya çýktýðýmýzda Türkçe konuþtuðumuzu duyan bazý gençler hemen yanýmýza gelerek hoþ geldiniz, Dayýlarýmýz veya yeðenlerimiz diyorlar. �?aþýrdýk ama gerçekmiþ. Dayýlarý Türkiye’de olanlar veya yeðenleri bulunanlar çokmuþ. Bizlere yardýmcý oldular. Pazarlýk esnasýnda fazla fiyat söylemeyin bunlar bizim dayýlardýr diyorlardý. Deðerlerimiz ortak akraba baðlarýmýz çoktan vardý bizim yeni haberimiz olmuþtu.
Türkiye maçýný orada izleme imkânýmýz oldu. Türkiye kazanýnca bütün Suriye’liler ellerinde Türk Bayraklarýyla meydanlarda en büyük Türkiye sloganýyla çarþýlarda turluyorlardý. Kendimi Türkiye’de zan ederek bende en büyük Türkiye diye baðýrmaya baþladým. Dedik ya deðerler bir. Gençler Türkiye takýmlarý tutarken çok fanatikler. Beþiktaþlý Ahmedoyla fotoðraf çekmek istedim, kabul etmedi. Çünkü ben Galatasaraylýydým.
Bizimkiler para kazanmak için gece ve gündüze bakmadan çalýþýrlar. Halepte tam tersi 12 saat çalýþýrlar, 12 saat dinlenme ve mola verirler. Sabah 10’ da açarlar iþ yerlerini, akþam 10’da tekrar kapatýrlar. Araplar dinlenmeye düþkünler mi yoksa paraya mý ihtiyaçlarý yok. Ben söyle deðerlendirmek istiyorum. Türk esnaf gözüyle paraya ihtiyaçlarý yok.
Akþam yemeðinde 30 yýl sonra ilk doðum günleri kutlama heyecanlarý. Bende 27 yaþýndayým hala doðum günümü hiç kutlamýþ deðilim. Nedeni çevreden mi, benden mi bilemiyorum. Hiç kutlamadýðým için bana ters geliyor. Doðum günü kutlayanlar sevinirken ben ise tam tersi üzülüyorum. Bir yaþ daha ilerleme ve ömürden bir yýl daha geçti. Bunlarý söylerken Felsefeciler gibimi konuþtum. Yaþ 90 ve geriye doðru gelseydi. 0 yaþýnda tekrar yol görünürdü. Ama bu defada acýlar içinde ömre bakmakla geçerdi. 3 arkadaþýmýz 35 ile 40 yaþlarýna geldikleri için Halep’te akþam yemeðinde Tur Turizm tarafýndan doðum günleri kutladýlar. �?aþkýndýlar. Ýlk defa muma üfleme utancý ve sevincini yaþadýlar. Ýyi ki doðdunuz.
|
Yazdır
|
|
Kayýtlý Kullanýcý
Konu başlangıcı
Konu sayısı
14
09-04-2008, 18:21:17
|
SURÝYE GEZÝSÝ YAZISI DEVAMI DAHA VAR
Avrupa daha güzeldi. Hep zengin olaný örnek alýrýz ya. Fakirden haberimiz yok. Ýþte böyle bir þey.
mahir okay
SURÝYE GEZÝSÝ YORUMLARININ DEVAMI
Suriye seni görünce Bitlis’imizin Güroymak’ýn deðerini daha yeni anlamaya baþladýk. Hani dereni, taþýný daðýný beðenmiyorduk. Evet, Bitlis sesini ben duyabiliyorum. Baðýrýyorsun bana, ne oldu sana diye. Seni daha yeni anladým. Sana daha çok sahip çýkacaðým. Boþ yere akan suyuna sahip çýkacaðým. Güzel Güroymak, Ahlat, Hizan, Mutki, Adilcevaz ve Tatvan.
Asýl konu; Suriye’mi güzel yoksa,Türkiye’mi, deðil. Asýl konu, Petrol’mu deðerli yoksa Su’mu.
Suriye ile Türkiye’yi karþýlayýnca Deðerli olan Petrol deðil tabiî ki su.
Ýyi ki Türkiye’de yaþýyorum. Ýyi ki suyumuz var. Petrol hiç önemli deðil.
Petrolleri olan ülkeler çok þanslýdýrlar diyenler. Türkiye söylenen bir söz var. Parayla saadet olunmaz cümlesi aklýma geldi. Petrol var ama su olmayýnca. Ne tarla, ne yeþillik nede doða, daha neler…..
Bu geziyi bizlere yaþatan Ýlçe Kaymakamýz Sayýn Rýfat Altan bana 100 sene Türkiye’yi anlatmýþ olsaydý. Bu kadar Türkiye’me sahip çýkmayacaktým. Çünkü hep anlatýlan yargýlarla, görmeden ve bilmeden eleþtirirdik. Ýþte bir daha anladým ki geziler bazý zamanlarda yapmak ve anlamak gerekir.
Yazýlacak öyle çok konu var ki.
EVET EVET.....
Ülkemizin Ýlimizin Ýlçemizin, Beldemizin, Köyümüzün insanlarýmýzýn deðerini bilelim...
|
Yazdır
|
|
Kayýtlý Kullanýcý
Konu sayısı
30
02-05-2008, 17:59:34
|
muhabir arkadaþ güzel konulara deðinmiþtir.Gerçekten ülkemiz çok güzel.Ayný görüþleri paylaþmamak mümkün deðildir..
|
Yazdır
|
|
|
| Kimler online? |
Online kullanıcı:
0
Online misafir: 17
|
|
| Forum istatistiği |
|
Yanıtlar833, Yazılar :6186, Üyeler :1344
Hoşgeldin yeni kullanıcı, birbaska |
|