| Hoşgeldin ziyaretçi, forumlarımızda iyi vakit geçirmenizi dileriz. burayı tıklayarak forumlarımızı kullanmaya başlamak için üye olabilirsiniz. Üyelik ücretsizdir. |
|
| |
|
|
|
|
 |
Kayýtlý Kullanýcý
Konu sayısı
27
17-03-2008, 17:25:55
|
'Zilan Deresi'nde 13 Temmuz 1930 yýlýnda yaþanan olaylardan þans eseri kurtulan Susak, þimdi Bulanýk'ta dilencilik yapýyor. Olaylar sonrasý akli dengesini yitiren ve þimdi 95 yaþýnda olan Susak, olaylardan sað kurtulmayý baþaranlarýdan haber alamadýðýný, o yüzden yýllardýr tek baþýna yaþadýðýný söyledi. Bulanýk'ta kötü bir hayat sürdürdüðünü belirten Susak, yaþadýklarýný unutamadýðýný vurguladý.
Bulanýk'ta halk tarafýndan "Tayfunê Zilani" olarak anýlan Susak, o günü þöyle anlattý: "Yüzbaþý Derviþ Bey'e baðlý askerler, isyana kalkýþacaðýz diye bir anda Zilan Deresi'ndeki 7 köye baskýn yaparak, taramaya baþladýlar. Herkesi öldürmeye baþladýlar. Kýsa bir süre içinde ortalýk cesetlerle doldu. Ben de kaçarken yere düþtüm. Cesetlerin altýnda kaldým. Benim öldüðümü zannettiler. Bütün cesetleri üst üste yýðdýlar, ben de cesetlerin altýnda kaldým. Askerler gittikten sonra ortaya çýktým. Ancak ailemden sadece ben sað kalmýþtým. Babam, annem ve bütün akrabalarým öldürülmüþtü. Çok az kiþi sað kurtuldu. Kurtululanlar da benim gibi akli dengelerini yetirdiler."
'Zilan katliamýndan sonra esirlik baþladý'
Olaylardan sonra tekrar askerlerce gözaltýna alýndýðýný belirten Susak, þöyle devam etti: "Bir süre sonra askerler tekrar bölgeye geldiler ve sað kurtulanlarý Muþ, Aðrý ve Doðubeyazýt'a götürdüler. Aralarýnda ben de vardým. Buralarda günlerce aç kaldýk ve iþkencelere tabi tutulduk. Daha sonra esir olarak birkaç yýl askerler için çobanlýk yaptým. Çobanlýktan sonra beni Elazýð Deliler Hastanesi'ne gönderdiler. Uzun bir zaman burada kaldým. Burada hayvan muamelesi yapýyorlardý. Hastanede çok acý çektim. Burada ortalýðýn düzelmesi ile birlikte serbest býraktýlar. Ben de tekrar köyüme gelmek istedim. Ancak oraya gittiðim zaman evler dahi yoktu. Ben de Muþ'a geldim. Ve Bulanýk Ýlçesi'ne yerleþtim. O günden bu yana buralarda dilencilik yaparak geçiniyorum."
'Burada rahat vermiyorlar'
Dönemin Bulanýk Belediye Baþkaný'nýn barýnmak için kendisine tahsis ettiði evde tek baþýna kaldýðýný belirten Susak, "Devlet köylerimize Afganlýlarý yerleþtirdi, biz de sað kalanlar ortada kaldýk. Sonra burada kalmaya baþladým. Dilencilik yapýyorum ama polisler sokaklarda dolaþmamý istemiyor" dedi.
Yakýnlarý doðruluyor
Susak, o günden beri yakýnlarýndan haber alamadýðýný belirtirken, Erciþ ilçe merkezinde oturan yakýnlarý ise, Susak'ýn anlattýklarýný doðrula****** yýllardýr görüþmediklerini belirttiler.
Geliye Zilan katliamý
"Aðrý Daðý bozgunundan (Aðrý Ýsyaný: 1930) sonra Kürtler akýn akýn Geliye Zilan'a sýðýnmýþlardý. Toplanan insanlarýn sayýsý hiç kimse tarafýndan hiçbir zaman saptanamadý. Ama Geliye Zilan, tarihte benzeri olmayan bir katliama tanýk oldu.
Gelinin giriþ ve çýkýþlarý tutulmuþ, on binlerce asker tarafýndan baþtan baþa sarýlmýþ, sonra kýrým baþlamýþ, kýrým boyunca yer gök insan feryatlarýyla dolmuþtu. Yeni doðmuþ bebekten 90'lýk ihtiyara kadar her yaþ ve cinsiyetten sayýsýz insan; mitralyöze tutularak, süngülenerek, buðday baþaðý biçilircesine yok edildi.
Devletin yarý resmi gazetesi durumunda olan Cumhuriyet gazetesi, 16 Temmuz 1930 tarihindeki sayýsýnda Zilan vadisindeki toplu katliamý þöyle veriyordu:
"Karaköse, 14 (Özel muhabirimiz bildiriyor)- Aðrý eteklerinde eþkýyaya katýlan köyler yakýlarak, ahalisi Erciþ'e sevk ve orda iskan olunmuþtur. Zilan harekatýnda imha edilen eþkýya miktarý, 15 binden fazladýr. Yalnýz, bir müfreze önünde düþüp ölenler 1000 kiþi tahmin ediliyor. Zilan deresine sývýþan 5 þaki teslim olmuþtur. Buradaki harp, pek müthiþ bir tarzda cereyan etmiþtir.
Zilan deresi, lebalep cesetlerle dolmuþtur."
Kaynak: Ahmet Kahramaný'ýn Kürt Ýsyanlarý (Tedip ve Tenkil) kitabýndan (s.211,
|
Yazdır
|
|
|
| Kimler online? |
Online kullanıcı:
0
Online misafir: 26
|
|
| Forum istatistiği |
|
Yanıtlar833, Yazılar :6186, Üyeler :1344
Hoşgeldin yeni kullanıcı, birbaska |
|